|
AĞIZ KURULUĞU ZEHİRLİ GUATR ve DİYABET (ŞEKER) BELİRTİSİ OLABİLİR
Ağız
kuruluğunun bir çok nedeni vardır. Tükrük bezi hastalıkları, kullanılan
bazı ilaçlar (özellikle allerji ilaçları, antihistaminkler, depresyon
ilaçları gibi), romatizma, parkinson, radyoterapi, kafein (kahve çay
fazla içme) neden olabilir.
AĞIZ KURULUĞU YAPAN HORMON HASTALIKLARI:
1. ZEHİRLİ GUATR (HİPERTİROİDİ, GRAVES)
Tiroid bezinin aşırı çalışmasına yani aşırı tiroid
hormonu üretmesine tıp dilinde hipertiroidi adı verilir. ‘’Hiper’’
Latince ‘’fazla’’ veya ‘’yüksek’’ manasına gelir. Hipertiroidi
hastalığına tıp dilinde ‘’tirotoksikoz ‘’ adı da verilir. Tiroid bezinin aşırı çalışmasına halk arasında ‘’zehirli guatr’’ veya ‘’iç guatr’’
isimleri de verilmektedir. Bu isimlendirmeler maalesef yanlıştır; ne
zehirlenme söz konusudur ne de bir iç guatr vardır. Elleriniz titriyor,
ağzınız kuruyor ve çok yemek yemenize rağmen kilo veriyorsanız yada
çabuk sinirleniyor ve çevrenize bağırıp çağırıyorsanız sizde tiroid
bezi fazla çalışıyor olabilir.
Graves hastalığı olan genç hastalarda çarpıntı,
sinirlilik, aşırı heyecanlanma veya duyarlılık, uyku bozuklukları,
cinsel güçte azalma, kolay yorulma, hareketlilik, ishal, aşırı terleme,
sıcaktan hoşlanmama, soğuğu tercih etme, ufak bir yürüyüşle hemen
yorulma ve nefes darlığı, kilo kaybı, iştah artışı, susama, ağız
kuruması, adetlerde azalma, uyku bozukluğu ve bazı psikolojik
bozukluklar olabilir.
İştah artışına rağmen kilo kaybı bu hastalığın en
önemli belirtilerinden birisidir. Bu hastalık metabolizmayı
hızlandırdığından aşırı yemek yenmesine rağmen kilo kaybı olur. Çok
nadiren kilo artışı da olabilir.
Çarpıntı veya kalp atım sayısında ve nabız sayısında
artış her 100 hastadan 96’sında görülür. İstirahatte iken nabız hızı
dakikada 89’tan fazladır.
Saç kılları incedir. Yaygın veya hafif saç dökülmesi görülebilir.
Hastalarda huzursuzluk ve aşırı sinirlilik vardır;
ajite haldedirler ve yerinde duramazlar. Bazen birden öfkelenirler.
Kalabalık yerlerden hoşlanmazlar. Ufak tefek şeyler için bağırıp,
çağırırlar.
Kas güçsüzlüğü bazen çok şiddetli olur ve hasta sandalyeden kalkmakta veya merdiven çıkmada zorluk çeker.
Tırnaklar yumuşaktır ve kırılabilir. Tırnaklarda çekilme özellikle 4. ve 5. parmak tırnaklarında görülür.
Hastaların % 10’nunda bacaklarda, kolda ve diz ekleminde ağrı olabilir. Bu ağrılar bazen kendiğinden düzelebilir.
Cilt ince, ılık ve nemlidir. El ayalarında
kırmızılık ve kaşıntı olabilir. Ürtiker denilen cilt allerjisi ve
vitiligo (ciltte renksiz veya beyaz alanlar olması) da sıklıkla
birlikte bulunur.
Oftalmopati denilen göz belirtileri Graves’li
hastaların % 25-30’unda saptanır. Gözlerde öne doğru fırlama vardır.
Bazı hastalarda çift görme şikayeti olur. Görmede bozukluk, ışıktan
rahatsız olma ve gözde kaşıntı ve yanma meydana gelebilir. Bakışlar
canlıdır ve üst göz kapağında gecikme ve tam kapanma olmayabilir. Bazen
şaşılık oluşabilir.
Ellerde ince titreme vardır. Bunu daha iyi anlamak
için eller uzatılır ve üzerine ufak kağıtlar konur. Kağıtlarda
ellerdeki titremeyle paralel titremeler daha belirgin olarak ortaya
çıkar. Bazen dilde ve göz kapaklarında da titreme olabilir.
Hipertiroidili hastalarda kemik erimesi (diğer
adıyla osteoporoz), kan kalsiyum düzeyinde artma, ve kanda alkalen
fosfataz tetkikinde artış görülebilir. Bu hastalarda ayrıca kanda
osteokalsin ve SHBG adı verilen proteinlerin düzeyleri artar. Karaciğer
testleri denilen SGOT, SGPT ve GGT tetkiklerinde artış olur ve
tedaviyle bu artışlar düzelir, fakat bazı hastalarda ilaç tedavisiyle
karaciğer tetkikleri gittikçe yükselebilir, o zaman radyoaktif iyot
tedavisi yapılması gerekir.
Kadınlarda adet düzeni bozulur; adet sayısında
azalma veya kesilme olabilir. Yumurtlamada bozukluk olduğundan gebe
kalma şansı azalır. Gebelikle birlikte hipertiroidi olursa düşük doğum
ağırlıklı bebek nedeni olduğu gibi ‘’Preeklampsi’’ denen
tansiyon yükselmesi ve kusmalarla kendini gösteren bir hastalık da
ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuk isteyen kadınların Graves hastalığı
tedavisi bittikten sonra gebe kalmaları daha uygundur.
Erkeklerde memelerde büyüme, empotans ve sperm sayısında azalma olabilir.
Şeker hastalarında Graves hastalığı ortaya çıkarsa
kan şekerinde yükselmeler oluşur ve bu nedenle kullanılan ilaç dozunu
artırmak veya insülin kullanmak gerekebilir.
Metabolizma hızı arttığından kan yağlarında (kolesterol ve trigliserid düzeylerinde ve LDL kolesterol) azalma olur.
TEŞHİS İÇİN TSH T3 ve T4 hormonları ölçülür ve tedavi için bir ENDOKRİN UZMANINA başvurulur.
2. DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI) ve DÜŞÜK ŞEKER
Ağız kuruluğu yapan en önemli hastalıktır.
Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi
yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar
bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına dönüşür ve daha sonra
bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji
sağlanması için kan şekerinin özellikle kas, karaciğer, yağ ve beyin
gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine girmesi gerekir.
Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan
insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu kanda yoksa veya olduğu
halde hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa kandaki şeker
hücreye giremediğinden birikir ve şekeriniz yükselmeye başlar. İşte kan
şekerinin sabah aç karna yapılan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna
şeker hastalığı diyoruz. Kanda şekeri 180 mg/dl’yi geçince idrarla
atılmaya başlar, yani idrarırınızda şeker çıkar.
Şeker Hastalığının Belirtileri
Tip 1 şeker hastalarında çok su içme, çok idrara
gitme, çok yemek yenmesine karşın kilo verme gibi şikayetler çok
belirgin olduğu halde Tip 2 şeker hastalarında bu belirtiler silik
olabilir ve hastalık sinsi bir şekilde başlar. Bu kişilerin çoğunda
hiçbir şikayet olmayabilir. Bazı hastalarda ise sık idrara gitme, aşırı
açlık, zayıflama, halsizlik, görmede bulanıklık, kadınlarda vajinal
kaşıntı, susuzluk ve çok su içme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Şeker hastalığında görülen belirtiler şunlardır:
Çok su içme ve ağız kuruması
Çok idrara gitme
Çok acıkma
Çok yemek yemeye rağmen zayıflama ve halsizlik
Yaraların geç iyileşmesi
Cildin kuru ve kaşıntılı olması
Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
Görmede bulanıklık
Vajinal kaşıntı
Yemeklerden sonra uyku gelmesi
Tatlıya düşkünlük
Sinirlilik
El ayalarında ve ayak altlarında yanma
Uzun açlıklarda el-ayak titremesi
Horlama
TEŞHİS İÇİn KANDA AÇ KARNA ŞEKER ÖLÇÜMÜ YAPILIR. BİR ENDOKRİN UZMANINA BAŞVURUNUZ.
3. ŞEKERSİZ ŞEKER HASTALIĞI (DİYABETES İNSİPİDUS)
Çok idrara çıkma, ağız
kuruluğu, aşırı susama hissi ve çok su içme en sık ve en belirgin
bulgulardır. Genellikle belirtiler ani başlar ve soğuk içeceklere istek
artmıştır. Çoğu hastada günlük idrar çıkışı 2-6 litre ve bazen 16-24 lt
arasında olabilir ve idrara çıkma sıklığı gece ve gündüz 30-60 dakika
aralıklar ile olabilir.
Gece idrara çıkma sıktır.
Sıvı alımında sorun olmayan hastalarda başka klinik bulgu yada yakınma
gözlenmez ; ancak herhangi bir nedenle yeterli sıvıya ulaşamayan
hastalarda aşırı idrarla sıvı kaybı ve volüm kaybına bağlı olarak
vücutta su azalması, tansiyon düşmesi, şok ve ölüm gelişebilir.
Laboratuar bulguları
Diyabetes insipidus
olabileceği düşünülen hastalarda 24 saatlik idrar miktarını belirlemek
aşırı idrar yapımının varlığını saptamak açısından önemlidir.
Erişkinlerde 24 saatlik idrar miktarının 3 litre ya da üzerinde olması
veya idrar miktarının erişkinlerde > 40 ml/kg/24 saat, çocuklarda
> 100 ml/kg/24 saat olması aşırı idrar yapılmış olduğu tanısı için
yeterlidir.
İdrar osmolaritesi ≤ 200 mmol/kg, idrar dansitesi ≤ 1005, serum osmolaritesi > 287 mmol/kg’dır.
Serum sodyumu artmıştır .
Tanı
Hastalığın tanısı için öykü, klinik bulgular ve laboratuar bulguları son derece önemlidir.
Serum ya da idrar ADH düzeylerinin ölçülmesi hem tanıda yetersiz kalabilen hem de oldukça pahalı tetkiklerdir.
Hastalığın tanısında su kısıtlama-ADH testi kullanılmaktadır.
Hastalığın nedenini öğrenmek için hipofiz MR veya CT tetkikleri yapılabilir.
Su kısıtlama-ADH testi; Testin temel amacı sıvı
kısıtlaması sırasında ve ADH uygulanmasını takiben idrar miktarı,
osmolaritesi, dansitesi ve serum osmolaritesindeki değişiklikleri
gözlemleyerek teşhis koymak ve ayırıcı tanıyı yapmaktır
KAYNAKLAR:
1. http://www.endokrin.org
2. http://www.guatrcenter.com
3. http://www.hormonlar.org
4. http://www.guatrdr.com |