|
KALICI ZAYIFLAMA
KALICI ZAYIFLAMA
Kalıcı zayıflamak için sizde mevcut olan hormon
bozukluğunun saptanması gerekir. Aksi takdirde kilo verseniz bile hızla
alırsınız. Bu nedenle diyet ve spor yapmadan önce bir endokrinoloji
uzmanına başvurarak hormon analizi yaptırmanız gerekir.
KALICI ZAYIFLAMA için şu konuların değerlendirilmesi gerekir:
- Zayıflamanın önündeki 14 engelin analiz edilmesi
- Uzun süre tok tutan düşük 'Gİ'li gıdaların öğrenilmesi
- Açlık duygusunu yenmenin öğrenilmesi
- Kalıcı zayıflama için hormon analizi
- Metabolizma hızını artıran gıdalar
- Kilo veremediniz, çünkü…
- Beslenme şekinin değişimi
- egzersiz
- Kiloya neden olan ilaçların öğrenilmesi
- İlaca ne zaman başvurulacağının öğrenilmesi
HORMONLARINIZI TANIYIN
Bazı hormon bozuklukları kilo almanın önemli bir
nedenidir. Fazla kilolu bir kişide bu hormon hastalıklarının olup
olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Kilo almanın sık görüldüğü hormon
hastalıkları, sıklıkla tiroit bezi yetmezliği veya böbreküstü bezinin
aşırı çalışmasıdır.
Tiroit bezi boynumuzda bulunan, kelebek şeklinde bir
salgı bezidir ve metabolizmamızı kontrol eden tiroit hormonlarını
salgılar. Tiroit hormonlarının T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardır. Bu
hormonlar az salgılandığında, hipotiroidi dediğimiz hastalık
oluşur, metabolizma az çalışır ve sonunda kilo alınır. Tiroit ameliyatı
geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroit hastalığı olanlarda ve
50 yaşından sonra kadınların çoğunda tiroit bezi yetmezliği gelişir. Bu
kişilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde şişme, unutkanlık, kan
yağlarında yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu
kişilerde mutlaka tiroit hormon tetkiklerinin yapılarak tiroit bezinin
az çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Tiroit bezi yetmezliğinin
tedavi edilmediği fazla kilolu kişilerde kilo vermek çok zordur. Bu
hastalarda tiroit hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal
sınırlarda olmasının sağlanması gerekir.
Reaktif hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğü
kilo alımının ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir.
Bu kişilerde yemek sonrası kan şekeri düşer ve arkasından tatlı yeme
isteği oluşur. Bu nedenle yapılan tatlı atıştırmaları kilo alımına
neden olur. Pankreas bezinden aşırı insülin hormonu salgılanması ile
kendini gösteren insülin direnci denilen hastalıkta kanda yüksek
miktarlarda bulunan insülin hormonu kan şekerinde düşmeler yaparak kilo
alımına katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle zayıflayabilmek için bu
yüksek insülin düzeylerinin azaltılması gerekir. Bazı ilaçlar, kilo
verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave
katkıda bulunur. İnsülin hormonu yüksek kişilerde zayıflama olsa bile
tekrar kilo alımı olmaktadır.
Böbreküstü bezinin aşırı çalışması durumunda bu bezden fazla miktarda kortizol
hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlalığı ise, vücutta özellikle
karın ve ensede yağ birikimine ve fazla kilolulığa neden olur. Bazı
hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon ilacı da aynı mekanizma
ile kilo alınmasına neden olmaktadır.
Kadınlarda fazla kilolulığa neden olan önemli bir hormon hastalığı da polikistik over sendromu
denen ve yumurtalıkta kist oluşması, tüylenme ve adet bozukluğu ile
kendini gösteren hastalıktır. Bu kadınların önemli bir kısmında fazla
kilolulık ve şeker hastalığı görülür. Adet bozukluğu, tüylenme ve fazla
kilolulığın bir arada olduğu bu hastalarda yumurtalıkların incelenmesi
ve bu hastalığa yönelik tedavilerin yapılması gerekir. Bu şekilde
tedavisi yapılmayan kadınların zayıflaması zordur.
Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin
hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan bir hormon
bozukluğudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden
salgılanır. Hipofiz bezindeki tümörler aşırı prolaktin hormonu
salgıladığında adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo
alımı olur.
Yapılan bilimsel çalışmalar kanlarında kalsiyum
düzeyi az olan kişilerde zayıflamanın zor olduğunu göstermiştir. Bu
nedenle zayıflamak isteyen bir kişinin yeteri kadar kalsiyum alması
gerekir.
Zayıflamak İçin Ne Yapmalı?
Zayıflamak için 3 araç vardır. Bunlar:
1-Davranış veya yaşam tarzı değişikliği
2-Sağlıklı beslenmek veya Gİ diyeti
3-Egzersiz
Zayıflamak isyeten kişinin eski alışkanlıklarını değiştirmesi, glisemik indeks diyeti uygulaması ve egzersiz yapması gerekir.
İLK ADIM: YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ YAPMAK
Yeme Alışkanlıklarınızı Değiştirin
Bir kişinin yemek yeme sıklığı, nerede yemek yediği,
yemeğin miktarı, yemek yerken ruhsal durumunun nasıl olduğu ve yaptığı
hareketler kilo verme açısından önemlidir.
Yeme öncesi ve sonrası nasıl bir psikolojik durum kazanıldığı da büyük önem taşır.
Fazla kilolu kişilerin üzüntü veya kızgınlık gibi
durumlarda aşırı yemek yediği bilinmektedir. Bu öğrenilmiş bir
davranıştır ve amaç negatif durumu yani üzüntü ve sıkıntıyı
düzeltmektir. Sevinçli ve neşeliyken ise durum bunun tam tersidir.
Üzülüp sıkıldığında aşırı atıştıran veya
tıkanırcasına yemek yeme nöbetleri yaşayan kişilerin, psikolojik destek
alıp tedavi olması gerekir. Bu kişilerin yeme alışkanlıklarını
değiştirmesi de çok önemlidir.
Tekrarlayan aşırı miktarda yemek yeme nöbetleri kilo
alımını artırır. Fazla kiloluların %30’u bu şekilde davranır ve bunun
kontrol edilmesi tedavinin başlangıcını oluşturur.
Yeme alışkanlıklarını değiştirmek için aşağıda sıralanan önlemler faydalıdır:
Günde üç defa ana öğün 3 defa da ara öğün yemek;
aynı saatlerde yemek yemek; evde aynı yerde oturarak yemek yemek; yenen
yiyeceğe konsantre olmak; yemek yerken gazete okumamak ve televizyon
seyretmemek; porsiyonların ve tabakların ufak olması; az miktarda yemek
pişirmek; her lokmadan sonra çatalın veya kaşığın masaya bırakılması,
yani yemeği yavaş yemek, iki lokma arasında su içmek ve yiyecek
alışverişine aç karnına değil yemekten sonra gitmek, acıkınca tatlı
yerine meyve yemek
Yaşam tarzı değişikliklerinden en önemlisi beslenme
şeklini değiştirmektir. Gıdaların seçimine dikkat etmek, düşük glisemik
indeksli gıdalarla beslenmek önem taşır. Hergün çikolata yiyorsanız bu
alışkanlıktan kurtulmak, kola içiyorsanız onun yerine su içmek gerekir.
Eğer bu tür davranış değişiklikleri yapmazsanız sadece az yemekle belki
kısa bir süre zayıflarsınız ancak sonra tekrar kilo alırsınız.
Davranış değişikliklerinden en önemlisi hareketli
olmaya çalışmaktır. Çalıştığınız yerde akşama kadar masa başında
oturmak yerine saat başı beş-on dakika ayağa kalkıp dolaşmak, öğle
arası biraz yürümek veya akşam mümkünse biraz yürümek faydalıdır.
Hareketi artırdıkça zayıflamaya başladığınızı göreceksiniz. Akşam eve
gelince televiyon başına oturup yatıncaya kadar bir şeyler yemek yine
kilo alınmasının en önemli nedenidir.
Bol Su İçiniz
Ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi su içme
alışkanlığı olmamasıdır. Sağlıklı bir yaşam için günde en az 2-2.5
litre su içmek gerekir. Yeterli ve bol su içen kişilerde fazla
kilolulık daha az görüldüğü gibi çeşitli hastalıklara daha az
yakalandıkları ve yaşlanmanın geciktiği ortaya konmuştur. Günde en az 8
bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Az su içtiğinizde
idrarın rengi koyulaşır. İdrar rengine bakarsa da az su içip
içmediğimizi anlayabilirsiniz. Koyu sarı idrar varsa az su içiyorsunuz
demektir. Normalde idrar beyaz veya açık sarı renkte olur. Bu nedenle
idrar rengi açık oluncaya kadar su içiniz.
EN ÖNEMLİ ADIM: GLİSEMİK İNDEKS DİYETİ YAPINIZ
Zayıflamada hormon analizi sonrası yapılacak en önemli adım Gİ diyeti şeklinde beslenmektir.
Glisemik İndeksle İlgili Bazı Pratik Noktalar:
Karbonhidratları seçerken düşük glisemik indeksli olanları seçmek gerekmektedir.
1.Rafine karbonhidratlar yani beyaz un ve rafine tahıldan yapılmış karbonhidratlar yüksek glisemik indekslidir.
2.Beyaz ekmek yüksek glisemik indekslidir.Tam buğday veya kepek az GI’lidir.
3. Diyetteki lif oranı artınca GI’i azalır.
4.Karbonhidrat içinde amiloz ve amilopektin vardır.
Amilopektin fazlaysa kan şekeri daha çok artar Amilopektini fazla
olanlar ekmek, beyaz patates, beyaz un, amiloz içerenler ise tam
tahıllar,hububatlar ve tatlı patetesdir.
5. Rafine olanlar rafine olmayanlardan dah fazla
glisemik indeksi artırır. Rafine demek işlenmiş fabrikaya girmiş gıda
demektir. Rafine olan karbonhidratlar beyaz ekmek, beyaz pirinç,
kurabiye,meyve suları, şekerlerdir. Rafine olmayanlar doğal halde
bulunanlar olup GI’i düşüktür. Bunlar daha fazla lif veya posa içerir.
Örnek olarak sebze meyve, badem, ceviz, bezelye verilebilir.
KAYNAKLAR:
1. Prof Dr Metin Özata, Kişiye Özel kalıcı Zayıflama Rehberi, Gürer yayınları, 2009 Temmuz
2. Prof Dr Metin Özata, Gİ diyeti, Erko yayınları, 2007
3. http://www.kalicizayiflama.webs.com
4.http://www.kiloyonetimi.com |