|
AŞIRI KİLO KAYBI GUATR (TİROİD) VE ŞEKER HASTALIĞI BELİRTİSİ
AŞIRI KİLO KAYBI GUATR VE ŞEKER HASTALIĞINDAN OLABİLİR
İstemediğiniz halde kilo kaybı oluyorsa Tiroid bezi
hormonlarının fazlalığı (zehirli guatr) veya Diyabet yani Şeker
Hastalığı yönünden de araştırma yapmak gerekir. Addison hastalığı denen
böbrek üstü bezi yetmezliği yani kortizol hormon azlığından da
olabilir. Bunların dışında kanserler, depresyon, mide ve bağırsak
hastalıkları da kilo kaybı yapabilir.
KİLO KAYBI YAPAN HORMON-ENDOKRİN HASTALIKLAR:
1. ZEHİRLİ GUATR (HİPERTİROİDİ, GRAVES HASTALIĞI)
Tiroid bezinin aşırı çalışmasına yani aşırı tiroid
hormonu üretmesine tıp dilinde hipertiroidi adı verilir. ‘’Hiper’’
Latince ‘’fazla’’ veya ‘’yüksek’’ manasına gelir. Hipertiroidi
hastalığına tıp dilinde ‘’tirotoksikoz ‘’ adı da verilir. Tiroid bezinin aşırı çalışmasına halk arasında ‘’zehirli guatr’’ veya ‘’iç guatr’’
isimleri de verilmektedir. Bu isimlendirmeler maalesef yanlıştır; ne
zehirlenme söz konusudur ne de bir iç guatr vardır. Elleriniz titriyor,
ağzınız kuruyor ve çok yemek yemenize rağmen kilo veriyorsanız yada
çabuk sinirleniyor ve çevrenize bağırıp çağırıyorsanız sizde tiroid
bezi fazla çalışıyor olabilir.
İştah artışına rağmen kilo kaybı bu hastalığın en
önemli belirtilerinden birisidir. Bu hastalık metabolizmayı
hızlandırdığından aşırı yemek yenmesine rağmen kilo kaybı olur. Çok
nadiren kilo artışı da olabilir.
Çarpıntı veya kalp atım sayısında ve nabız sayısında
artış her 100 hastadan 96’sında görülür. İstirahatte iken nabız hızı
dakikada 89’tan fazladır.
Saç kılları incedir. Yaygın veya hafif saç dökülmesi görülebilir.
Hastalarda huzursuzluk ve aşırı sinirlilik vardır;
ajite haldedirler ve yerinde duramazlar. Bazen birden öfkelenirler.
Kalabalık yerlerden hoşlanmazlar. Ufak tefek şeyler için bağırıp,
çağırırlar.
Kas güçsüzlüğü bazen çok şiddetli olur ve hasta sandalyeden kalkmakta veya merdiven çıkmada zorluk çeker.
Tırnaklar yumuşaktır ve kırılabilir. Tırnaklarda çekilme özellikle 4. ve 5. parmak tırnaklarında görülür.
Hastaların % 10’nunda bacaklarda, kolda ve diz ekleminde ağrı olabilir. Bu ağrılar bazen kendiğinden düzelebilir.
Cilt ince, ılık ve nemlidir. El ayalarında
kırmızılık ve kaşıntı olabilir. Ürtiker denilen cilt allerjisi ve
vitiligo (ciltte renksiz veya beyaz alanlar olması) da sıklıkla
birlikte bulunur.
Oftalmopati denilen göz belirtileri Graves’li
hastaların % 25-30’unda saptanır. Gözlerde öne doğru fırlama vardır.
Bazı hastalarda çift görme şikayeti olur. Görmede bozukluk, ışıktan
rahatsız olma ve gözde kaşıntı ve yanma meydana gelebilir. Bakışlar
canlıdır ve üst göz kapağında gecikme ve tam kapanma olmayabilir. Bazen
şaşılık oluşabilir.
Ellerde ince titreme vardır. Bunu daha iyi anlamak
için eller uzatılır ve üzerine ufak kağıtlar konur. Kağıtlarda
ellerdeki titremeyle paralel titremeler daha belirgin olarak ortaya
çıkar. Bazen dilde ve göz kapaklarında da titreme olabilir.
Hipertiroidili hastalarda kemik erimesi (diğer
adıyla osteoporoz), kan kalsiyum düzeyinde artma, ve kanda alkalen
fosfataz tetkikinde artış görülebilir. Bu hastalarda ayrıca kanda
osteokalsin ve SHBG adı verilen proteinlerin düzeyleri artar. Karaciğer
testleri denilen SGOT, SGPT ve GGT tetkiklerinde artış olur ve
tedaviyle bu artışlar düzelir, fakat bazı hastalarda ilaç tedavisiyle
karaciğer tetkikleri gittikçe yükselebilir, o zaman radyoaktif iyot
tedavisi yapılması gerekir.
Kadınlarda adet düzeni bozulur; adet sayısında
azalma veya kesilme olabilir. Yumurtlamada bozukluk olduğundan gebe
kalma şansı azalır. Gebelikle birlikte hipertiroidi olursa düşük doğum
ağırlıklı bebek nedeni olduğu gibi ‘’Preeklampsi’’ denen
tansiyon yükselmesi ve kusmalarla kendini gösteren bir hastalık da
ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocuk isteyen kadınların Graves hastalığı
tedavisi bittikten sonra gebe kalmaları daha uygundur.
Erkeklerde memelerde büyüme, empotans ve sperm sayısında azalma olabilir.
Şeker hastalarında Graves hastalığı ortaya çıkarsa
kan şekerinde yükselmeler oluşur ve bu nedenle kullanılan ilaç dozunu
artırmak veya insülin kullanmak gerekebilir.
Metabolizma hızı arttığından kan yağlarında (kolesterol ve trigliserid düzeylerinde ve LDL kolesterol) azalma olur.
Teşhis kolaydır ve bu amaçla kanda TSH, T3 ve T4
hormonlarının ölçümü yapılır. Hipertiroidi varsa TSH normalin altına
düşmüştür (genellikle <0.01 U/L), bu arada T3 ve T4 hormonları aşırı
derecede yükselmiş olarak bulunur. Gözlerde öne doğru fırlama ve
hormonlarda yükseklik varsa Graves hastalığı teşhisi kolayca konur.
Graves’li hastalarda anti-TPO antikorlar hastaların % 90’ında, anti–TG antikorlar ise % 60’ında yüksek olarak bulunur.
2. DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI)
Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi
yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar
bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına dönüşür ve daha sonra
bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji
sağlanması için kan şekerinin özellikle kas, karaciğer, yağ ve beyin
gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine girmesi gerekir.
Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan
insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu kanda yoksa veya olduğu
halde hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa kandaki şeker
hücreye giremediğinden birikir ve şekeriniz yükselmeye başlar. İşte kan
şekerinin sabah aç karna yapılan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna
şeker hastalığı diyoruz. Kanda şekeri 180 mg/dl’yi geçince idrarla
atılmaya başlar, yani idrarınızda şeker çıkar.
Tip 1 şeker hastalarında çok su içme, çok idrara
gitme, çok yemek yenmesine karşın kilo verme gibi şikayetler çok
belirgin olduğu halde Tip 2 şeker hastalarında bu belirtiler silik
olabilir ve hastalık sinsi bir şekilde başlar. Bu kişilerin çoğunda
hiçbir şikayet olmayabilir. Bazı hastalarda ise sık idrara gitme, aşırı
açlık, zayıflama, halsizlik, görmede bulanıklık, kadınlarda vajinal
kaşıntı, susuzluk ve çok su içme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Şeker hastalığında görülen belirtiler şunlardır:
Çok su içme ve ağız kuruması
Çok idrara gitme
Çok acıkma
Çok yemek yemeye rağmen zayıflama ve halsizlik
Yaraların geç iyileşmesi
Cildin kuru ve kaşıntılı olması
Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
Görmede bulanıklık
Vajinal kaşıntı
Yemeklerden sonra uyku gelmesi
Tatlıya düşkünlük
Sinirlilik
El ayalarında ve ayak altlarında yanma
Uzun açlıklarda el-ayak titremesi
Horlama
3. ADRENAL BEZ YETMEZLİĞİ (ADDİSON)
Adrenal bezin yetmezliği adrenal bezin kendi
hastalığı nedeniyle olabildiği gibi hipofizden ACTH hormonunun az
salgılanması nedeniyle de gelişebilir.
Adrenal bezin harabiyetinde kanda kortizol düşerken
ACTH hormonu yükselir. Adrenal bezin % 90’nı harap olunca yertmezlik
gelişmektedir.
Adrenal bezin yetmezliği adrenal bezdeki hasardan
dolayı oluşmuşsa buna ‘’Addison hastalığı’’ da denir. 1855 yılında
Thomas Addison isimli bilim adamı tarafından keşfedildiği için onun
adına hürmeten Addison hastalığı denmiştir. Görülme sıklığı 40’lı
yaşlarda artar ve kadınlarda erkeklerden daha fazla görülür.
Adrenal yetmezliğin en sık nedeni otoimmün denilen
bağışıklık sistemi bozukluğu sonucu adrenal bezlerin harap olmasıdır.
Bu durum hastaların % 80-90’nını oluşturur.
Bunun dışında tüberküloz (verem), mantar ve başka enfeksiyonlar nedeniyle de adrenal bez hasarı ve yetmezliği gelişir.
Kortizon Kullanımına Bağlı Adrenal Yetmezlik:
Günde 30 mg hidrokortizon veya eşdeğeri 7.5 mg
prednizolon veya 0.75 mg dekzametazon ağızdan hap olarak 3 haftadan
daha fazla alınırsa adrenal bezde baskılanma ve adrenal yetmezlik
gelişir. Uzun süre kortizon tedavisi alanlarda ek stres halinde
kortizon ilavesi yapılmazsa da adrenal yetmezlik ortaya çıkar.
Adrenal yetmezliğin klinik bulguları
Adrenal bezler az kortizol salgılıyorsa adrenal
yetmezlik oluşur ve bu kişilerde halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı,
aralıklı kusma, karın ağrısı, ishal veya kabızlık, genel halsizlik, kas
krampları, eklem ağrıları, oturup-kalkmakla tansiyon düşmesi (postural
hipotansiyon) olabilir.
Genel halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik, iştahsızlık
ve kilo kaybı (15 kg’a kadar) genellikle ilk bulgulardandır. Bulantı ve
kusma sık değilse bile kriz öncesinde mutlaka gözlenir.
Hipotansiyon yani tansiyon düşüklüğü hastaların
%90’ında vardır ve genellikle oturup-kalkma ile oluşan şekildedir ve
baş dönmesi oluşur.
Kan şekerinde düşme görülebilir.
Tuz yeme isteği ve hafif ateş olabilir.
Hafıza zayıflaması, depresyon, psikoz görülebilir.
Adrenal androjenlerin eksikliği ile kadınlarda pubik
ve aksiler (koltuk altı) kıl kaybı, adet kesilmesi görülebilir.
Hipofize bağlı adrenal yetmezlikte LH, FSH, TSH hormonları eksikliğine
bağlı belirtiler de bulunabilir.
|