|
KONSANTRE OLAMAMA VE TIROID HASTALIĞI
konsantre olamama tiroid bezi hastalıklarında ortaya
çıkan bir durumdur. Tiroid hormon azlığı daha çok yaparsa da
hipertiroidide de olabilir. Ancak şeker düşüklüğü de buna neden
olabilir. En iyisi bir ENDOKRİN UZMANINA başvurmaktır.
KONSANTRASYON BOZUKLUĞU VE TİROİD
Tiroid hormonlarının kanımızda yüksek olması (tiroid
bezinin aşırı çalışması) durumunda ise şu psikolojik sıkıntılar ortaya
çıkar:
Huzursuzluk
Sıkıntı
Depresyon
Birden öfkelenme, bağırma veya asabiyet
Kalabalık yerlerden hoşlanmama
Kötümserlik
Sabırsızlık
Aşırı hareketlilik, yerinde duramama
Gürültüye aşırı hassasiyet
Uyku problemleri
İştah bozukluğu
Bazen şizofreni
Hallusinasyonlar (hayal görme)
Panik atak
Tiroid bezinin az çalıştığı tiroid bezi yetmezliğinde ise şu psikolojik belirtiler bulunabilir:
İlgisizlik
Düşünme ve konuşmada yavaşlama
Unutkanlık
Konsantre olamama
Depresyon
Demans
Beyin hasarı
Panik atak
Psikolojik rahatsızlıkları olan tiroid hastalarının teşhisinde gecikme olursa bu psikolojik şikayetlerde düzelme olmaz.
Depresyondaki kişilerin %10-15’inde tiroid bezi
yetmezliği veya tiroid hormonlarında anormallikler vardır. Buna
karşılık hipotiroidi dediğimiz tiroid bezi yetmezliği olan kişilerde
depresyon sık bulunur ve psikolojik tedaviye dirençlidir. Tiroid bezi
yetmezliği olan hastaların % 40 kadarında ve özellikle kadınlarda
depresyon ve panik atak sık görülür. Tedaviyle şikayetlerde azalma
olmasına rağmen bazen dirençli bir depresyon yani sık nüks eden veya
tekrarlayan depresyon görülebilir. Bu hastalarda tiroid bezi
yetmezliğinin iyi tedavi edilmesi gerekir. Bu tedavi sırasında TSH’nın
1.0-1.5 IU/L arasında olması depresyonun düzelmesine daha iyi katkıda
bulunur. Hipotiroidi tedavisinde kullanılan tiroid hormon ilaçları
beyindeki mutluluk hormonu adı verilen serotonin seviyesini artırarak
depresyon belirtilerini azaltmaktadır
Psikolojik sorunlar ile özellikle kandaki T3 hormon
düzeyleri arasında bir ilişki olduğu yapılan çeşitli çalışmalarda
ortaya konmuştur. Kan T3 düzeyi azaldıkça depresyon oluşması riski ve
nüksü artmaktadır.
Kandaki anti-TPO antikorlarının yüksekliği ile
depresyon arasında da bir ilişki vardır. Bu nedenle depresyonu olan
hastalarda ve özellikle sık tekrarlayan depresyonlu kişilerde TSH, T3,
T4 hormonları ile anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorları mutlaka
ölçülmelidir. Tiroid bezi yetmezliği varsa bu hastalar içinde
levotiroksin bulunan tiroid hormon ilacıyla tedavi edilirler.
Bazı bilim adamları depresyonlu kişilerde “beyinde hipotiroidizm”
olduğunu, yani beyinde tiroid hormon azlığı olduğunu, ancak kanda
tiroid hormonlarının normal olduğunu iddia etmişlerdir. Bu nedenle
tiroid hormonları normal olduğu halde T3 hormon ilacını tedavide
kullanan psikiyatri uzmanları vardır.
Kadınların %15’inde doğum sonrası depresyon görülmektedir. Buna ‘’Doğum Sonrası Depresyonu’’
adı verilir. Doğum sonrası oluşan depresyon ile tiroid hormonları ve
anti-TPO antikoru arasında bir ilişki olduğu çeşitli bilimsel
çalışmalarda ortaya konmuştur. Gebeliğin ilk 3 ayında ölçülen anti-TPO
antikor düzeyleri doğum sonrası depresyona girilip girilmeyeceği
konusunda bilgi vermektedir. Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlarda
doğum sonrası depresyon 3 kat daha fazla görülmektedir.
Depresyonun kendisinin de tiroid hastalıklarının
gelişimine katkıda bulunabildiğini unutmamak gerekir. Stresli veya
depresyondaki kişilerde Graves hastalığı denilen tiroid bezinin aşırı
çalışması ile karakterize bir hastalık ortaya çıkabilmektedir.
KAYNAKLAR:
| |
|
| |
|
|