|
SICAK NODÜL, SOĞUK NODÜL NEDİR?
Sıcak veya Soğuk Nodül Ne Demektir?
Tiroid Bezinde bulunan bir nodülün sıcak veya soğuk
olması sintigrafi tetkiki ile ortaya konan bir durumdur. Tiroid
sintigrafisi teknesyum 99 isimli bir radyoizotop madde ile çekilir.
Damardan verilen bu ilaç tiroid bezine gider. Eğer nodül bu maddeyi
tutmaz ise sintigrafi filminde nodül bir boşluk olarak görülür. İlacı
içine almayan bu nodüllere ‘’soğuk nodül’’ adı verilir. Verilen ilacı tutan nodüller ise sintigrafide siyah bir şekilde ortaya çıkar. Teknesyumu tutan bu nodüllere ise ‘’sıcak nodül’’ adı verilir. Eğer nodül diğer tiroid dokusuna benzer şekilde ilaç tutarsa bu nodüle ‘’ılık nodül’’ adı verilir.
Soğuk nodüllerde kanser oranı sıcak nodüllere göre
daha fazladır. Buna rağmen sıcak nodüllerde de kanser olabilir. Bu
nedenle bütün nodüllere sıcak veya soğuk olsun mutlaka biyopsi
yapılmalıdır. Biyopsi iki defa yapıldığı halde iyi huylu çıkanlarda
anormal gelişim olmadıkça tekrar biyopsi yapmanın anlamı yoktur.
Her Nodül Ameliyat Gerektirmez
Nodüler guatrı olan her hastanın ameliyat edilmesi
şart değildir. Ameliyat sonrası birkaç yıl içinde %20-30 hastada tekrar
nodül gelişmektedir. Bu nedenle ameliyat edilmesi gereken nodüller
kanser şüphesi olan nodüllerdir. Bir nodülde kanser olup olmadığı ancak
nodüle iğne batırılarak yapılan biyopsi ile anlaşılır. Biyopside kanser
yoksa özellikle küçük nodüller için (çapı 2,5 cm den küçük) ameliyat
gereksizdir. Ameliyat, ancak biyopside kanser çıkarsa veya kanser
yönünden şüphe varsa veya nodül çok büyükse (3cm ve üzeri) o zaman
düşünülür. İğne biyopsisinin devreye girmesiyle artık lüzumsuz yere
ameliyat olma dönemi kapanmıştır.
Bu nedenle bütün nodüllerde (sıcak veya soğuk olması
fark etmez) biyopsi yapılması gerekir. Nodül küçükse biyopsi ultrason
altında yapılır. İyi huylu çıkan bir nodülde böylece lüzumsuz yere
yapılacak ameliyattan kurtulunmuş olur. Nodül iyi huylu çıktığı halde
gittikçe büyüyorsa veya etrafındaki dokulara baskı belirtileri varsa bu
nodüllerde ameliyat gerekebilir.
Nodül saptanan hastaların ilk önce Endokrinoloji
uzmanına başvurmaları ve bu uzmanların önerisi doğrultusunda
tedavilerini yaptırmaları gerekir.
Bütün Nodüllere İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) Yapılması Gerekir
Tiroid iğne biyopsisi tiroid nodüllerinin tanı ve
tedavisinde kullanılan en etkili ve en hassas tetkiktir. Bir nodülde
kanser olup olmadığını anlamak için mutlaka iğne biyopsisi yapılması
gerekir. Diğer tetkiklerle kanser olup olmadığı anlaşılamaz.
Tiroid nodülünün değerlendirilmesine ilk olarak
biyopsi ile başlanmalıdır. Bu durum tek olsun çok olsun tüm nodüller
için geçerlidir. Bir bezde birden fazla nodül varsa tüm nodüllerden
ayrı ayrı biyopsi yapmak gerekir. Kuralımız erişilebilen tüm nodüllere
biyopsi yapılmasıdır. Biyopsi yapılmayan bir nodülde kanser olmadığını
hiçbir tetkik veya kişi garanti edemez. O nedenle palpasyonla (el ile)
erişilemeyen nodüllere de ultrason altında mutlaka biyopsi
yapılmalıdır.
İnce iğne aspirasyon biyopsisi sayesinde ameliyata
verilen hasta sayısında % 50 oranında azalma olmuştur. Biyopsinin
tecrübeli bir hekim tarafından yapılması ve yine deneyimli bir patolog
tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Biyopsi ile alınan hücrelerin patolojik incelemesi
sonucunda genellikle hastaların % 4’ ünde kanser, % 10’unda kanser
yönünden şüpheli , % 17’sinde yetersiz örnek (Biyopside parça
gelmemesi) ve % 70’i iyi huylu nodül olarak rapor edilir.
Görüldüğü gibi nodüllerde kanser oranı azdır.
Bununla birlikte iğne biyopsisinde bazen parça gelmez. Bu durumda
biyopsiyi 2 veya 3 kez daha tekrar etmek gerekir. Tekrarlanan
biyopsiler ile sonuç alma olanağı artar. Parça alınamayan nodüllerin
bir kısmı kistik nodüllerdir. Bunlarda sıvı olduğu için hücre az gelir.
Parça alınamayan nodüllerin bir kısmı ise küçük nodüllerdir.
Biyopsi ile papiller, medüller ve anaplastik kanser
türleri patolog tarafından kolayca tanınır. Ancak folliküler kanser
türü biyopsi ile teşhis edilemez. Patolog bu nedenle folliküler tümör
olarak rapor yazar. Kanser, kanser şüphesi veya folliküler nodül diye
patoloji raporu çıkanlarda ameliyat yapılır. İyi huylu çıkanlarda nodül
çok büyük değilse ameliyat genellikle yapılmaz.
Bir nodül yapılan ilk biyopside iyi huylu çıktığı
halde gittikçe büyürse ve özellikle Levotiroksin ilacı alırken büyürse
mutlaka tekrar biyopsi yapılır. Boyunda lenf bezleri şişmiş kişilerde
de tekrar biyopsi yapılır.
Tiroid İğne Biyopsisi Nasıl Yapılır ve Hasta Nasıl hazırlanır?
Hastaların biyopsi öncesi aspirin, Plavix
veya romatizma ilaçları kullanmamaları veya biyopsiden birkaç gün önce
kesmeleri gerekir. Bu ilaçlar kanamayı artırır. Ayrıca hemofili
hastalığı gibi kan hastalığı olanlar veya Coumadin gibi kanı sulandıran
ilaç kullananlar veya herhangi bir bitkisel ilaç alanlar bu ilaçlarını
doktora söylemelidir. Biyopsi yapılırken aç veya tok olmanın bir önemi
yoktur. Biyopsi yapılmadan önce randevu alınır ve randevu saatinde
biyopsi yapılacak yere gidilir.
Tiroid iğne biyopsisi ultrason ile veya ultrasonsuz
olmak üzere iki türlü yapılabilir. Büyük nodüllerde ultrasona gerek
yoktur. Küçük nodüllerde ultrason yardımıyla nodülün yeri daha iyi
saptanır. Tiroid biyopsisi genellikle hepinizin bildiği, kolunuzdan kan
alınırken kullanılan, normal plastik enjektörlerle yapılır. Ayrı bir
alet kullanılmadığı gibi ameliyat da yapılmaz.
Günlük pratikte bunun bir ameliyat olduğu korkusuyla
biyopsiye gelmeyen hastalar olduğu gibi aşırı stres yapan, çok
heyecanlanan hastalar olmaktadır. Biyopsi yapıldıktan sonra ise bu
hastalar ‘Çok kolaymış, boşuna korkmuşum ‘’ diyerek evine
gitmektedirler.
Biyopsi yapılacak hasta önce muayene masasına
yatırılır ve başını biraz arkaya vermesi istenir. Böylece bez ve nodül
daha iyi fark edilir. Hastaya biyopsi sırasında yutkunmaması söylenir.
Biyopsi yapılacak nodülün yeri önce el ile iyice saptanır ve biyopsi
yapılacak cilt bölgesi alkollü pamuk ile temizlenir. Daha sonra
enjektör iğnesi batırılarak nodüle girilir ve enjektörün pistonu geri
çekilerek dokunun veya nodül hücrelerinin gelmesi sağlanır. Daha sonra
iğne çıkarılır. İğne çekilir çekilmez biyopsi yapılan yere kanamayı
durdurmak için bir pamukla 10-15 dakika basılır. Böylece kanama ve
şişme önlenir. Biyopsi yapılan alana daha sonra ufak bant
yapıştırılabilir. Eğer bu alanda daha sonra rahatsızlık hissi olursa
buz uygulaması yapılabilirse de buna % 99 hastada pek gerek olmaz.
Şırınga içindeki biyopsi parçaları daha sonra lam denilen ufak cam
parçalarına püskürtülür ve sonra yayılır. Bu camlar incelenmek üzere
patoloji laboratuvarına gönderilir. Biyopsi sırasında uyuşturma yapmaya
gerek yoktur. Zaten ağrı da pek olmaz ve buna da gerek yoktur.
Biyopsi sonrası yavaşça yataktan kalkarak oturmanız
istenir. Beş dakika kadar oturduktan sonra kalkarsınız ve işinize veya
evinize gidebilirsiniz. Biyopsi yapılırken iğne batırıldığı için çok
hafif bir ağrı olabilir. Bu ağrı kolunuzdan kan alınırken oluşan
ağrının aynısıdır. Bu nedenle korkmanıza hiç gerek yoktur. Biyopsi
yaptırmazsanız ve nodülde kanser varsa tedavide gecikme olacağı için
kanserin yayılmasına neden olacağınızı unutmayınız. Biyopsi ameliyat
olacak nodülü olan hastalarda da ameliyat öncesi mutlaka yapılmalıdır.
Ameliyat öncesi nodülün kanser olduğu anlaşılırsa ameliyat ona göre
yapılır.
KAYNAKLAR:
1. http://www.guatrcenter.com
2. http://www.endokrin.org
3. http://www.guatrdr.com | |
Cras interdum sollicitudin ante. |
|
Cras interdum sollicitudin ante.
Suspendisse turpis. Nulla eget leo. Cras interdum sollicitudin ante. Sed placerat scelerisque magna.
Vestibulum rutrum nibh a eros. Cum sociis natoque penatibus. Cras interdum sollicitudin ante. Sed placerat scelerisque magna.
Cras interdum sollicitudin ante.
Suspendisse turpis. Nulla eget leo. Cras interdum sollicitudin ante. Sed placerat scelerisque magna.
Vestibulum rutrum nibh a eros. Cum sociis natoque penatibus. Cras interdum sollicitudin ante. Sed placerat scelerisque magna. | | |
|